Tarih yazımı, siyaset ve sosyoloji alanlarıyla işbirliği yapan ve İstanbul’da yaşayan bir sanatçı olarak, son yirmi yılda ürettiğim işler, mekanın çelişkilerinden beslenen diyaloglardır. Yolculuğum, mekansallığımızın sınırsız boyutlarını araştırarak ve disiplinler aşırı, tarihsel, toplumsal ve mekansal bağlantıların izini sürmektedir.


Sanatımda kesinlikler yoktur, niyetler vardır buna karşın metodolojiler bulunmamaktadır. Her kişisel sergim, belirli temalar ve kavramlar çevresinde gruplanmış, çok çeşitli medya yelpazesinden yararlanan eserlerden oluşmaktadır. Bu temalar sıklıkla enstelasyonlarda bütünleşirler. Farklı sergilerde birbirinden çok farklı malzeme ve dil kullanılabilir, ancak konuları itibariyle kişisel sergilerim birbirleriyle anlam bağları oluştururlar. Her işin konusu kullanılan malzemeyi ve formu belirlemektedir.


Mekanlar, fikirler ve bunları temsil eden kimlikler arasındaki ilişkileri irdeleyen ve yapı-çözümünü yapan mekana özel enstelasyonlar üzerinde çalışıyorum. Mekansal dinamikler ve işlerim arasındaki ilişkiyi şu şekilde tanımladım: “Mekanın kendisinin dikkate alınması ve esere dahil edilmesi üretim sürecinim hayati bir öğesidir. Fiziksel, tarihsel ve sosyo-politik boyutlarıyla mekan üretimime yön verir.” Araştırma ve üretim sırasında yeni meseleler doğar ve sonraki eser bütünüme giden yolu açar.